Doğru güneş koruyucu seçme kılavuzu

Hiç tam Güneş tutulmasına şahit oldunuz mu? Güneş’ in bir süreliğine yok olduğu o anda, kadim uygarlıkların neden O’ na taptığını anlayabiliyorsunuz. Evet, Güneş yaşam kaynağımız ve onsuz bir yaşam düşünülemez.

Ama bir gerçek daha var ki o da Güneş’ in faydası kadar zararının da olabileceği. Bunun için 4 mevsim geniş spektrum bir güneş koruyucu kullanımı şart. Peki, cildimize sürdüğünüz koruyucuların ne kadar doğru koruma sağladığını nasıl anlayabiliriz?

Artık daha fazla insan güneş koruyucunun öneminin ve kullanmamanın getireceği potansiyel risklerinin çok daha fazla farkında.

Türkiye, Avrupa Birliği mevzuatına tabi ve güzellik ürünleri gibi güneş koruyucularının da bazı standartları var. 27 aktif güneş koruyucu bileşenin onaylandığı Avrupa’dan farklı olarak, Amerika Birleşik Devletleri’nde FDA, şu anda yalnızca 16 aktif bileşenin kullanımına izin vermektedir. Ayrıca oksibenzon ve oktinoksat da dahil olmak üzere on iki kimyasal filtre için daha fazla teste ihtiyaç duyulduğunu belirtmiştir.

Toksik olmayan ürünler kullanmakla daha fazla ilgilenen tüketiciler, vücutlarının en büyük organına gösterdikleri önemi, çevreye de daha fazla göstermeye başladılar. Ancak, sosyal medyada o kadar çok yanlış bilgi var ki bazı insanlar kendi ev yapımı güneş kremlerini bile yapmanın doğru bir fikir olduğunu düşünüyor. Hayır, bu kesinlikle doğru değil. Sonuçları oldukça ciddi sıkıntılar yaratabilir (Güneş koruyucular oldukça ciddi testlerden geçerek UVB-UVA koruması onaylanır).

Doğru güneş koruyucu seçmek için;

1. Önce Etiketi Okuyun

Etiketlerde, telaffuzu yeterince zor olan, çok daha az anlaşılan bir içerik listesi ile karşı karşıyasınız. Peki akılda tutulması gereken temel şeyler nelerdir? Çok basit; “Geniş spektrumlu olarak etiketlenmiş, özellikle mineral filtre içeriklerde yüz bölgesi içi en az 15, vücut bölgesi için en az 30SPF’ ye sahip güneş koruyucu olup olmadığına bakmak’’. Bu, hem UVB hem de UVA ışınlarına karşı koruma sağladığı anlamına gelir. SPF seviyeleri hakkında bir uyarı: en az 30SPF‘ den daha yüksek SPF değerlerine sahip ürünler yanıltıcı olabilir. Şöyle ki; ürün etiketlerindeki SPF değeri yalnızca UVB korumasıyla ilgilidir. Bu nedenle, yüksek SPF içeren bir güneş koruyucu, cildi yanmaya karşı korusa da foto-yaşlanmaya veya cilt kanserine neden olan zararlı UVA ışınlarına karşı yeterince koruyamayabilir.

FDA’ ye göre yüksek SPF içerikli ürünler insanların güneş yanığı ve uzun süreli cilt hasarından tamamen korunduklarını düşünmeye yönlendirebilir. Bu sahte güvenlik duygusu, insanları yazın doğrudan güneş ışığında daha fazla zaman geçirmeye yönlendirebilir. Bu da daha fazla ultraviyole ışınına maruz kalmak demektir

2. Mineral ve Kimyasal Filtre Farkı

UV ışınlarından korunmak için atılacak en doğru adımlardan biri, kimyasal filtreler yerine bir mineral filtreli koruyucu seçmektir. Ama herkes aynı fikirde değil.

Peki kimyasal ve mineral filtreler arasındaki fark nedir? Mineral güneş kremleri tek başına veya titanyum dioksit ile birlikte çinko oksit içerir.  Cildin yüzeyinde koruyucu bir kalkan oluştururlar ve UV ışığını yansıtarak cildi korurlar. Ciltte beyazlık yapabilirler. Kimyasal güneş kremleri, UV ışığını emer ve cilt tarafından da tamamen emilirler, ancak hassas cilde sahip kişilerde tahrişe neden olabilir.

EWG araştırma analisti Carla Burns, “Mineral bazlı bir güneş kremi seçmenizi öneririz” diyor ve 2019 Güneş Koruyucuları Kılavuzu güncellemesinde ‘’Aktif bileşenler olarak çinko oksit veya titanyum dioksit ile yapılan ürünleri seçin’’ tavsiyesinde bulunuyor. ‘’Temiz” bir güneş kremi kullanmanın çok daha farkındalık yarattığı günümüzde, mineral filtreli bir koruyucu kullanmak daha sağlıklı bir tercih olacaktır.

3. Geniş Spektrum Neden Önemlidir?

FDA’ ye göre geniş spektrumlu güneş koruyucular, hem kırışıklıklara neden olan UVA’ ya hem de güneş yanığı ve cilt kanserine neden olan UVB ışınlarına karşı koruma sağlar. Güneşten korunma söz konusu olduğunda, çoğu insan yalnızca güneş yanığı hakkında düşünme eğilimindedir. Ancak UVA ışınları cilt dokusunda derinlere nüfuz eder. Foto-yaşlanmaya da sebep olan UVA ışınlarının yıl boyunca, bulutlardan veya pencerelerden geçtiğinde bile aynı yoğunlukta olduğunu bir kez daha hatırlatmak isteriz.

4. Güneş Koruyucunuzun Suya Dayanıklılığı

Yaz aylarında plaja veya havuza gidiyorsanız, ya da aşırı terliyorsanız suya dayanıklı bir güneş kremi seçmek oldukça önemli. Güneş koruyucu etiketlerinde “suya dayanıklılık’’ ifadesini mutlaka arayın. Doğal güneş koruyucular (polimer ya da silikon içermeyenler) en az 40dk dayanım sağlamalıdır.

Peki ya D Vitamini?

Muhtemelen çocukluğunuzdan beri D vitamininin önemini duymuşsunuzdur. Gerçek şu ki, D vitamini cildin doğrudan UVB ışınlarına maruz bırakılmasıyla sentezlenir. Tıp doktorları hastalarına ‘günde 10 dakika güneşte oturun, D vitamininizi alın’ diyor. Koruyucusuz, avuç içi ve yüz bölgesine yapacağınız 10dk süren bu güneş banyosu D vitamini ihtiyacınızı karşılamanıza yetecek.

Kaliteli Bir Güneş Koruyucunun Fayda

UV, ölümcül melanom türü de dahil olmak üzere cilt kanserinin önemli bir nedenidir. Güneş kreminin doğru kullanımı gelecekte kanserlerin etkisini azaltmaya yardımcı olacaktır. Piyasadaki pek çok farklı güneş kremi, farklı kişisel tercihlere ve ihtiyaçlara göre tasarlanmıştır. Ama sonuç olarak önemli olan güneşten koruyup korumadıklarıdır.

Güneş koruyucu kullanmayı asla ihmal etmeyin, öğle vakti güneşinden kaçının ve gölgede kalın ya da kendi gölgenizi yaratın.

0 Yorum

Bir İçerik Gönder